“Bağlanmak, hayatta kalmak kadar içgüdüseldir.”
John Bowlby
İlişkilerde kendinizi ya fazla bağımlı, ya da aşırı mesafeli mi hissediyorsunuz?
Yakınlaşmaktan korkup, uzaklaştığınızda yalnızlığa mı çekiliyorsunuz?
Aynı döngüleri tekrar tekrar yaşarken, nedenini anlayamadan kendinizi suçlarken mi buluyorsunuz?
Bu hisler tesadüf değil. Çocukluk dönemindeki ilk bağlanma deneyimlerimiz, bugünkü ilişkilerimizin temelini oluşturur. Bağlanma sorunları; terk edilme korkusu, duygusal mesafe, aşırı kaygı, kıskançlık ya da sürekli onay ihtiyacı gibi şekillerde kendini gösterebilir.
John Bowlby’nin bağlanma kuramına göre:
“Çocuğun ilk bağlanma figürüyle kurduğu ilişki, yaşam boyu kuracağı tüm ilişkilerin kalıbını oluşturur.”

Ancak bu kalıp, değiştirilemez değildir.
Psikolojik destek ile:
✔ Bağlanma stilinizi tanımayı,
✔ Bu stilin ilişkilerinize nasıl yansıdığını fark etmeyi,
✔ Daha güvenli ve dengeli ilişkiler kurmayı birlikte çalışıyoruz.
Çoğu zaman geçmişten taşınan yaralar, bugünün ilişkilerini gölgeliyor. Yakınlığı tehdit gibi algılayabilir, reddedilmeye karşı aşırı hassasiyet geliştirebilir ya da tam tersi, duygusal ihtiyaçlarınızı bastırabilirsiniz.
Carl Rogers’ın sözleriyle:
“Paradoks şudur: Kendimi olduğum gibi kabul ettiğimde, değişmeye başlarım.”
Terapi, olduğunuz halinizle kabul gördüğünüz bir alan sunar. Ve bu kabul, değişim için en güçlü zeminlerden biridir.
Eğer:
- İlişkilerinizde güven problemi yaşıyorsanız,
- Terk edilmekten aşırı korkuyorsanız,
- Yakınlaşınca huzursuz, uzaklaşınca eksik hissediyorsanız,
- “Neden hep benzer insanları çekiyorum?” sorusunu sık soruyorsanız…
Bunların altında bağlanma sisteminizin izleri olabilir.
İlişkiler yaralayabilir. Ama aynı zamanda iyileştirebilir de.
Kendinize ve ilişkilerinize yepyeni bir gözle bakmaya ne dersiniz?
Randevu almak için RANDEVU AL formu üzerinden ulaşabilirsiniz.
Detaylı bilgi almak için İLETİŞİM formu üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
